yeliz korkmaz Özel Üye

Kayıt: 26 May 2006 Mesajlar: 4594 Şehir: Ordu Durum: Çevrimdışı
|
Tarih: 26.06.2010, 08:32 Mesaj konusu: O da tıpkı Elif Öğretmen gibi bir Kürt kızı... |
|
|
Ben de Elif Öğretmen gibi haykırıyorum
Günlerdir içim acıyarak şehit haberlerini izliyorum. Ama bu sabah isyan içindeyim. Neden mi?
Sabah işe geldim, internetten haberleri okumaya başladım. Ama bir haber beni darmadağın etti. 23 yaşındaki Kardelen Elif’in sözleri. Diyor ki; “Ben de Kürt’üm, size mi kaldı benim hakkımı savunmak?”
Defalarca o sahneyi başa alıp seyrettim. Sonra tartışmaya başladık iş arkadaşlarımla. Birazdan okuyacaklarınızı anlattım onlara da. Sonra da elimdeki tüm işleri bırakıp, tüylerim diken diken, ellerim titreyerek haykırırcasına başladım bunları yazmaya.
Elif Öğretmen gibi ben de Kürt’üm. Bir ortak noktamız daha var; ben de öğretmenim. Benzer olayların içinden gelen biri olarak, yıllar içinde karşılaştıklarımı, yaşadıklarımı dile getirmek istiyorum sadece.
Ben ortaokuldayken, şahsın biri bu konuları savunurken, ben de olanca gücümle okumayı ve insan olmayı savunuyordum. O zaman duyduğum bu sözler içime öyle bir oturmuştu ki, hâlâ kulaklarımda: “Sen oku, üniversiteyi kazan, bak bakalım bu ülke sana ne verecek. Sırf Kürt’sün diye seni hor görecekler.”
Şimdi terazinin bir kefesine bu kara cahilin sözlerini koyuyorum. Ve bakın terazinin diğer kefesinde neler göreceksiniz. Bakın, geçen yıllar içinde elimden kimler tutup, bugünlere gelmemi sağladı.
Hani nerede beni itip
kakacak olanlar?
Lise 2’deyken İngilizce öğretmenim Esin Öğretmen, ücretini kendi cebinden ödeyerek beni dershaneye kaydettirdi. İki yıl boyunca, kendi çocuğuymuşum gibi benimle ilgilenip, dershanede özel ders aldırdı. Neden beni hor görmedi, hani beni hor göreceklerdi?
Üniversiteyi kazanıp İstanbul’a geldikten sonra, İzmir’den resim öğretmenim Nurcan Öğretmen uzunca bir süre her ay düzenli olarak para yolladı bana.
Fakülte hayatım boyunca tüm hocalarım, ne kadar maddi zorluklar içinde okuma savaşı verdiğimi bildikleri için her bursta, her yardımda önce beni çağırdılar. Ve bana ısrarla “Sakın kimseye söyleme, seçme öğrencileri belirliyoruz” dediler. Yani ben seçme öğrenciydim, elinden tutulan seçme öğrenci! Eee hani nerede beni sırf Kürt’üm diye itip kakacak insanlar?
Altı yıl önce üniversiteyi bitirdim. Şu anda çok güzel bir işim var ve çok seviliyorum. Yani iş hayatında da kimse “Sen Kürt’sün, bir adım geri dur” demedi. Aksine, hep takdir gördüm.
Kardeşi kardeşe
düşürmeyin artık
Yıllar önce “Bu devlet seni sırf Kürt’sün diye üniversitesinde de toprağında da barındırmayacak” diyen kişiye ve bu zihniyettekilere kapak olsun yaşadıklarım. Haberiniz olsun çok şey geçti elime, çünkü ben inandım ve dürüst oldum.
Şimdi sesleniyorum buradan herkese; doyduğunuz yere nankörlük etmeyin. Hiç kimse beni sırf Kürt’üm diye hor görmedi, dışlamadı. Ayrım diye bir şey yok bu ülkede.
Lütfen kardeşi kardeşe düşürmeyin, kırdırtmayın. Allah korkusu da mı yok sizde?
Ben de bir Kürt kızı olarak tıpkı Elif Öğretmen gibi haykırıyorum; “Size mi kaldı bizim hakkımızı savunmak?” Ki, hak diye bir şey yok. Kardeşler arasında hak, hukuk mu olur?
Sizin amacınız farklı. “Birilerinin haklarını savunuyoruz” demeyin artık. Bu kadar düşmansanız bu toprağa ve insanlarımıza, gidin başka yerlere, terk edin bu toprakları.
Evet, terazinin iki kefesini gözler önüne serdim, olayların içinden gelmiş biri olarak. Buyurun siz karar verin hangi tarafın daha ağır bastığına. İnsanlık mı, vicdansızlık mı?
Herkese, her şeye rağmen gururla haykırıyorum; NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRKİYELİYİM DİYENE! NE MUTLU İNSANIM DİYENE! Çiğdem K. _________________ İnsan biLmiyoRsa né istédiğini, hém Séni ziyan édéR, hémdé kéndini..Dibini görmédiğin kuyaya daLmadığın gibi, ''Sonunu görmédiğin Sévdaya tésLim étmé kéndini..'' |
|