Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forum
Forum
E-Mail
E-Mail
Arama
Arama
Hesap aç
Gruplar
Hesap Aç
Hesap Aç
Kişisel Mesaj
Hesabınız
İletişim
İletişim
Sohbet
Sohbet
Oturum
Oturum Aç

Domuz Gribi (swine flu)

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Forum -> Sağlık Köşesi
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
erdem yılmaz



Kayıt: 25 Arl 2005
Mesajlar: 1055
Şehir: İstanbul
Durum: Çevrimdışı
Mezuniyet yılı: 2002

MesajTarih: 04.05.2009, 19:37    Mesaj konusu: Domuz Gribi (swine flu) Alıntıyla Cevap Gönder

DOMUZ GRİBİ (SWİNE FLU) (H1N1) İLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER:
Domuz gribi nedir?
Domuzlarda hastalığa yol açan bir mikrorganizma olan influenza tip A virusunun (ortomiksovirüslerin) insanlarda oluşturduğu solunum yolu hastalığıdır.
Virus şimdiye kadar insanlarda hastalığa yol açmamakta, sadece domuzlarda görülmekteydi. Ancak, mikrorganizmadaki değişime bağlı olarak ortaya yeni bir formu ( İnfluenza tip A H1N1) çıkmıştır ve solunum yolu ile özellikle yakın temas, öksürmek ve hapşırmak suretiyle insandan insana bulaşabilmektedir.

Domuz gribi diye tanımlanan H1N1 Influenza virusunun yapısı
(Bu virus, Domuz, Kuş ve İnsan influenza virus yapılarının oluşturduğu bir hibrid virustur)


Kış aylarında görülen gripten (mevsimsel influenza) farkı nedir ?
H1N1, kış aylarında görülen grip etkeni ile benzer özelliklere sahiptir. Hastalığın bulaşma yolu ve belirtileri de benzerlik göstermektedir. Ancak, yeni H1N1 tipinde virus; insanları, kuşları ve domuzları etkileyen bir genetik özelliğe sahiptir.

Domuzlarda hastalık en sık ne zaman görülmektedir ?
Domuzlar arasında salgınlar bütün yıl boyunca görülmekle birlikte, ılımlı bölgelerde sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı artmaktadır. Birçok ülke domuz topluluklarını domuz gribine karşı aşılamaktadır. İnsanlarda kullanılabilecek uygun aşı henüz mevcut değildir.

Domuz gribinin insan sağlığına etkileri nelerdir?
İnsanlar arasında domuz gribi enfeksiyonu, tek tek vakalar olarak ya da salgınlar halinde görülebilir. Klinik belirtileri gribe (mevsimsel influenzaya) benzerdir. Bunlar; ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, genel vücut ağrısı, halsizlik ve bitkinlik şeklindedir. Ancak bazı vakalarda hiçbir belirti görülmezken bazıları ölümle sonuçlanabilmektedir.

İnsan domuz gribi vakaları nerelerde görülmüştür?
26 Nisan 2009’da Meksika laboratuar tarafından doğrulanmış 18 vaka bildirmiştir. Halen araştırılmakta olan şüpheli vakalar ülkenin 32 eyaletinin 19’undan bildirilmiştir. Meksika Başkanı Felipe Calderon 81 ölümün salgından kaynaklandığından şüphelenildiğini ve halen 374 kişinin hastanelerde yatmakta olduğunu bildirmiştir. 929 kişinin ise solunum yolu hastalığı nedeniyle hastanelere başvurduğunu ve yapılan inceleme sonunda evlerine gönderildiği bildirilmiştir .
26 Nisan 2009’da ABD, laboratuarda doğrulanmış 20 vaka bildirmiştir. Bunların 8’i New York, 7’si Kalifornia, 2’si Teksas, 2’si Kansas ve 1’i Ohio eyaletlerindendir. Şu ana kadar ölüm bildirilmemiştir.
Ayrıca İspanya’da 2 vaka ve Kanada’da 6 vaka bildirilmiştir.

İnsan domuz gribi virüsü nasıl bulaşır?
İnsanlar domuz gribini genellikle enfekte olmuş domuzlardan almaktadır. Ayrıca yeni olan salgında insandan insana bulaşmanın olduğu düşünülmektedir. İnsandan insana bulaşta yakın temas, hastalığı taşıyanlarla aynı ortamı paylaşmak önemli rol oynamaktadır.

Domuz gribinin belirtileri nelerdir ?
Domuz influenza A virus enfeksiyonunda; ateş, öksürük, boğaz ağrısı, vucutta ağrı, yorgunluk/ kırgınlık, başağrısı, üşüme görülebilir. Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishal de görülmektedir. Mevsimsel gribe benzer şekilde, insandaki domuz gribinin şiddeti hafiften ağıra değişebilmektedir. Ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölüm görülebilmektedir. Hastalık özellikle genç ve orta yaş grubunu tutmaktadır. Kronik sağlık sorunu olanlar gibi bazı gruplarda domuz gribi ağır seyredebilmektedir.




Domuz eti ve domuz ürünlerini yemek güvenli midir?
Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına dair bulgu yoktur. Domuz influenza virüsu, 70 º C derece ısıtılınca ölmektedir.

Hastalığın görüldüğü ülkelere seyahat edeceğim. Neler yapmam gerekir?
Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanmış seyahat kısıtlaması yoktur. Mümkün olduğunca kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunulmaması, bulaşma riskini azaltacaktır. Solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklar için olduğu gibi başta sabunla el yıkama gibi kişisel hijyen önlemlerini uygulamak son derece önemlidir. Gidilen ülkelerin yerel otoritelerinin öngördüğü tedbirlere uyulması ve gerektiği durumlarda basit cerrahi maske kullanılması hastalığın bulaş riskini azaltacaktır. Ayrıca grip belirtileri görüldüğünde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Hastalığın görüldüğü ülkelere seyahat ettim. Ne yapmam gerekir?
Son iki hafta içinde hastalığın görüldüğü ülkelere ziyarette bulunmuşsanız ve başta 38 º C’den yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, vucutta ağrı, yorgunluk/ kırgınlık, baş ağrısı, üşüme, kusma ve ishal gibi grip benzeri belirtileriniz varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir. Böyle belirtiler sadece grip yada domuz gribi hastalıkları sonucu ortaya çıkmaz. Zatürre, nezle, bronşit gibi başka birçok solunum yoluyla bulaşan hastalık da benzer belirtiler gösterebilir. Bu durumların ayırt edilebilmesi için en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gereklidir.

Uzmanlara göre Domuz gribi Türkiye’ye sıçrayacak mı?
Uzmanlar tarafından hastalığın çıktığı yer olan Meksika’yla Türkiye arasında mevsimsel farklılıkların olması nedeniyle virüsün Türkiye’ye gelme olasılığının düşük olduğu bildirilmektedir. Ayrıca grip mevsiminin Eylül ve Nisan ayları olduğu, Türkiye’nin ise grip mevsiminden çıktığı ve domuz gribi vakası olmadığı bildirilmektedir.

Tedavisi var mı?
Oseltamivir (Tamiflu) veya Zanamivir (Relenza) kullanımı domuz gribinin önlenmesinde CDC tarafından tavsiye edilmektedir. İlaç kullanımı hastalığın seyrini hafifletmekte ve daha hızlı bir iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Bunun yanı sıra ciddi komplikasyonların da gelişmesi engellenmiş olur. Antiviral ilaçlara, semptomların görülmeye başlamasından itibaren ilk iki gün içinde başlanması gerekir.
Çocuklarda acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:
• Hızlı nefes alma ya da solunum güçlüğü
• Mavimsi cilt rengi
• Yeterince sıvı alamama
• Uyanamama ya da uyaranlara cevap verememe
• Huzursuzluk
• Grip benzeri semptomlara ek olarak ateş ve şiddetli öksürük
• Döküntü
Yetişkinlerde acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:
• Solunum güçlüğü veya nefes darlığı
• Göğüs ya da karın içinde ağrı veya basınç
• Ani baş dönmesi
• Konfüzyon
• Şiddetli bulantı ve kusma

Uluslararası seyahate çıkmayı planlıyorum, hastalıktan korunmak için neler yapmalıyım?
Halen Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, seyahatin yada ticaretin kısıtlanması gerekmediğini bildirmektedirler. Genel olarak kişisel temizlik önlemlerinin alınması, kalabalık ve havasız ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılması şu an için yeterli önlemlerdir.
En etkili önlem el yıkamadır. Öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burnunuzu tek kullanımlık mendil ile kapatın ve mendili atın. Özellikle hapşırma yada öksürme sonrasında ellerinizi su ve sabunla yıkayın. Alkol bazlı el dezenfektanları kullanılabilir. Hastalığın başlıca insandan insana, hapşırma, öksürme gibi yollarla bulaştığı düşünüldüğünden hasta kişilerle temastan kaçınmak uygun bir korunma yöntemidir. Kirli ellerle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmak buradaki virüslerin elleriniz yoluyla yayılmasına neden olabilir. Bol sıvı gıda tüketin, iyi beslenin, dinlenmeye dikkat edin.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
sezen okur
Özel Üye


Kayıt: 19 Ağu 2007
Mesajlar: 4115
Şehir: İzmir
Durum: Çevrimdışı
Mezuniyet yılı: 1999

MesajTarih: 24.09.2009, 20:30    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

bengisu!yahoo.com, zuhalcomert!yahoo.com, aysevasviye!hotmail.com> Date: Thursday, September 24, 2009, 2:45 PM> > > > > > > > > > > > > > > > y> > > > > > > > > > > > > > > > > bu> yazi bir hekim> arkadasimdan geldi ve paylasmak> istedim...
> > > > > > ............> ......... ......... ......... ......... ......... .........> ......... ......... ......... ......... ....> > > >
Üzerinde fırtınalar koparılan adına "domuz> gribi" nitelemesi> yapılan H1N1 virüsünün sebep olduğu hastalık ilk> Meksika' da vuku buldu.
Ölümle sonuçlanan vakalar da oldu.
Ülkemizde de bu hastalık görülmüştür. Bilim adamları bu konuya derhal eğildiler.
Domuz Gribi aşısının üretildiği> tüm dünyaya salık verildi.
Özellikle ülkemizde 3 ay öncesi Sağlık Bakanlığı bildirisi ile ülkemizde yoğun görülme ihtimalinin çok yüksek olduğu da bilinçlere kazındı. Dünya da bu hastalığın daha yoğun yaşanan> ülkelerin olduğu,hasta> sayısının yüzbinleri gectiği ,ancak ölüm oranının düşük olduğu malum.
*** Benim haberlerde duyduğum bakanımızın dediğine göre bu aşı dünyada ilk olarak Türkiye de kullanılacakmış !!!. Neden biz? Hastalığın daha yoğun olduğu ülkeler değilde biz. İnanın komplo teorisi üretmek istemiyorumda, tüylerim ürpermiyor değil.
Yahu bu dünya bizi ne çok severmiş de haberimiz yok.
Sanki 80 yıl önce bizi dünya üzerinden silmeye gelenler bunlar değildi...
Bu işin içinde başka şeyler var.
> > > > > Neden> Meksika, ABD> kullanmıyor, orada da çok vaka mevcut.
Diğer bir sorun da Avien İnfluenza denilen "kuş gribi" virüsü ile bu virüs birbirine çok benzer.
Neden " kuş gribinin "aşısı bu kadar çabuk üretilemedi, öncelikle bu?
> > Ve Sağlık Bakanlığımız daha aşı üretim aşamasında, sonuç ları belli değilken 10 milyon aşı sipariş ettik ki,
* ilk biz siparişi verdik.. Aşı zorunlu olarak uygulanacakmış ,
sağlık bakanımızın insanlarımız üzerindeki hassasiyeti gözlerimi yaşartıyor.
> > > > > Aynı şey Zirai ilaçlarda da olmuyor mu .
Özellikle zirai ilaç satan yabancı firmalar, ilaç ları kendi ülkelerinde üretmelerine rağmen kullanmayıp,
her ne hikmetse yine bizleri çok sevdiğinden olsa gerek koca reklam yazıları ile"
DÜNYADA İLK DEFA TÜRKİYE DE" yazıları ile ,
ülkemizde topraklarını ve insalnarını laboratuvar olarak kullanmıyorlar mı?Soruyorum ister istemez NEDEN BİZ? > Dünyada Domuz Gribinden ölen insan kadar sadece bir bayramda trafik kazalarına feda ediyoruz.
Bunun vebali kimde acaba..
> > > > > > Topraklarımızı laboratuvar, insanımızı kobay görenlere karşı bizi kim korumalı kollamalı.
> > > > > > > Biz ülkemizde satılan milyonlarca piliç için hormon analizinin yapılmasını hayal bile edemezken, avrupa nın en basit ülkesi bile ihraç edeceği piliç için hormon analizleri yaptırıyor ki insanları hormonlu piliç yemesin. Daha devlet bile olmayan Kuzey Irak bile ülkemizden yumurta, piliç alırken bizim ülkemizde satılan piliçler den, yumurtalardan daha iyi ürün talep etmekte.
Hatta AB standardında üretim şartı aramaktadır. Ya biz?.
Kendimiz bile bizi bırakın birinci, ikinci olmayı üçüncü sınıf bile görmüyoruz..
Ne desem> ki...
> Halk deyimiyle " ört ki ölem.."
> > İyi uykular Türkiyem, her nerede uyuyor ve uyutuluyorsan. ..
> > > > > > > > > > "If> there are no dogs in heaven, then when I die I want to go> where they went" > > > > naciye
_________________
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
sezen okur
Özel Üye


Kayıt: 19 Ağu 2007
Mesajlar: 4115
Şehir: İzmir
Durum: Çevrimdışı
Mezuniyet yılı: 1999

MesajTarih: 24.09.2009, 20:31    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bu mail bana gelir gelmez sizinle paylaşmak istedim. Shocked
_________________
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
erdem yılmaz



Kayıt: 25 Arl 2005
Mesajlar: 1055
Şehir: İstanbul
Durum: Çevrimdışı
Mezuniyet yılı: 2002

MesajTarih: 03.10.2009, 07:35    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Teşekkür ederiz.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
sezen okur
Özel Üye


Kayıt: 19 Ağu 2007
Mesajlar: 4115
Şehir: İzmir
Durum: Çevrimdışı
Mezuniyet yılı: 1999

MesajTarih: 26.10.2009, 18:41    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

DOMUZ GRİBİ’nden korunmak için basit fakat etkili önlemler.

Aşağıda okuyacağınız önlemler Dr.Vinay Goyal tarafından herkesin yararlanabilmesi için yayınlanmıştır.

Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB.

20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır.

Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi önemli kurumlarda görev yapmıştır.

Şu anda Malad’da, Riddhiviayak Cardiac and Critical center’da Nükleer ilaç departmanı ve tiroit klinikleri şefi olarak görev yapmaktadır.

Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir.

Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.

1. Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)

2. “Hands-off-the-face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.
3. Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız). H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.
4. Yukarıdaki 3. Önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.
5. Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.

6. Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.

Herkesin faydalanabilmesi için bu bilgiyi lütfen e-mail listenizde bulunan herkese iletiniz.

Sağlıklı günler dileğiyle.

Dr.Vinay Goyal
_________________
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Forum -> Sağlık Köşesi Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Güvenlik Sistemi CBACK CrackerTracker.
Sitemiz 11.11.2005 tarihinde açılmıştır.